Büyüleyici Sarkıt ve Dikitleriyle Ballıca Mağarası

Ziyarete henüz  açılmayan ve keşfedilmeyi bekleyen  bölümleri ile gizemini korumayı sürdüren Ballıca Mağarası,  Tokat’ın 26 km. güney batısında yer alan Pazar ilçesinin Ballıca Köyü’ndedir. Kısmen düzeltilmiş ana kaya bloğundan giriş sağlanan mağara yarı kayalık yüksek bir tepenin yamacındadır. 1987 yılında başlayan araştırma ve haritalandırma çalışmalarını 1995 yılında yapılan yürüme yolları ve ışıklandırma çalışmaları izlemiş 1996 yılında ziyarete açılan mağara bugün gezilip görülebilen 680 m uzunluğunda, deniz seviyesinden 1085 metre yüksektedir. Yüksekliği 94 metre olan mağaranın 19 metresi yukarı, 75 metresi aşağı doğrudur. Yaşı 3.4 milyon yıl olarak belirlenen Ballıca Mağarası, Dünya’daki benzerlerinin en güzel örneklerinden birisini oluşturmakta olup dünyanın en büyük ve en görkemli mağaraları arasındadır. Kristalleşmiş kireçtaşlarından meydana gelen ortalama sıcaklığı 18  C ve ortalama nem oranı % 54 olan mağaranın bol oksijenli havası nefes almayı kolaylaştırmakta ve havasının astım hastalarına iyi geldiği söylenmektedir. Mağara yarı yatay, yarı dikey olarak, birbirine bağlı  5 kat ve 8 büyük ana salondan oluşmaktadır. İkisi giriş katında, beşi de giriş katı ile onun altında olmak üzere, yedi katlı bir mağara görünümündedir. Mağaranın bütün katlarında su birikintileri ve havuzlar bulunmaktadır. Bazı bölümlerdeki oluşumlar, günümüzde devam etmektedir. Mağara içi şekillerine göre bölümlere ayrılmış ve her bölüm farklı isimlerle anılmaktadır. Havuzlu salon, Büyük Damlataşlar Salonu, Fosil Salonu, Yarasalar Salonu, Mantarlı Salon, Sütunlar Salonu ve Yeni Salon. Bu bölümler dışında oluşumu devam eden ve henüz ziyarete açılmamış bölümleri de bulunmaktadır.

Cüce yarasaları ve Türkiye’de hiçbir mağarada bulunmayan soğan sarkıtları ile ayrı bir turistik  değer oluşturan bu mağara 2014 Kasım ayındaki ziyaretim sırasında bizim dışımızda sadece 5 kişi daha vardı. Onlarda Sivas’ta okuyan öğrencilerden oluşan bir arkadaş grubuydu. Bilet satan görevli buraya tatil günlerinde 500 kadar ziyaretçinin geldiğini söyledi. Böylesi eşi benzerine az rastlanır bir mağara için bu sayı çok çok az. Fas Tanca’daki Herkül mağarasındaki turist kalabalığını hatırlayınca etrafta tek bir yabancı turist bile görmemek beni çok üzdü. Müze çıkışındaki çay bahçesinde otururken bilet gişesinin önünde uzayıp giden her milletten insanın olduğu upuzun bir kuyruk hayal ettiğimi hatırlıyorum. Ballıca Mağarasındaki oluşumları izlemek doğal bir müzeyi gezmek gibi.

Ballıca Mağarası bana göre mutlaka görülmesi gereken yerler arasında yer almalı. Ben Amasya’dan gitmiştim. Araba kiralamıştık. Özel aracınız yoksa Tokat’tan 45 dakikalık bir  yolculukla Pazar’a gelip oradan taksi ile  yaklaşık 20 dakikalık bir yolculuktan sonra mağaraya ulaşabilirsiniz. Tokat’tan Pazar otobüs olduğunu söylemişti gişedeki görevli. Tabii dönüş için taksi ile ona göre anlaşın. Mağara büyük olduğu için 1 saat yetmez diye düşünüyorum. Daha detaylı bilgi almak için 0 (356) 261 42 36 no’lu telefondan Ballıca Mağarasına ulaşabilirsiniz. 2018 Şubat itibariyle giriş ücreti de tam 9 TL öğrenci 4,5 TL. Müze Kart geçmiyor. Fotoğraf çekmenin yasak olduğunu mağara çıkışında tabelada görmüştüm. Ama mağaraya girerken makine boynumda olduğu halde herhangi bir uyarı almadım. Hoş flaşsız çekim yaptığım için sanırım yasağı da delmedim. Zira flaşlı çekim yapmak yasakmış. Ayrıca buraya kadar gitmişken Anadolu’daki kervansaraylar arasında tarihi özelliğini koruyan ender kervansaraylardan biri hiç şüphesiz  Mahperi Hatun  Kervansarayını da ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Bir de mağara yakınlarında bir şelale olduğunu öğrenmiş ve oraya da gitmiştim. Ama şelale deyince öyle büyük bir şey beklemeyin. Pek çok yerde karşımıza çıkan sıradan bir şelale.

Meraklısı için not;

HAVUZLU SALON: Girişin hemen ardında yer alan Havuzlu Salon’daki yüksek sıcaklık ( 20°C ) ve düşük nem oranı, damlataşları oluşturan kalsit kristalleri arasındaki bağı zayıflatmış, pul pul kabarmış bir görünüme büründürmüştür. Havuzlu Salon’da harç kullanılarak oluşturulmuş dikdörtgen bir yapı yer almaktadır. Harçlı yapı, mağaranın geçmiş dönemlerde kullanıldığına işaret etmektedir.

BÜYÜK DAMLATAŞ MAĞARASI: Havuzlu Salon, sütun ve sarkıtlardan oluşan dar bir geçitten sonra mağaranın en geniş alanı olan Büyük Damlataşlar Salonu’na açılır. Kırık hatlar boyunca oluşan sütunlar doğrusal bir yapı gösterir. Salondaki küçük havuzlar, mağara incileri ile kaplıdır. Salonda nem oranı yüksektir ve açık havaya oranla 4 kat daha fazla oksijen bulunmaktadır. Dev boyutlu sarkıt ve dikitler ve izlenen kırmızı, sarı, yeşil ve mavi renkleri görkemli bir görünüm oluşturmaktadır. Bu muhteşem salondan kuzey ve kuzey doğu yönünde ilerleyen yürüme yolu, Çamurlu Salon, Fosil Salon ve Yarasalar Salonu’na ulaşır.

ÇAMURLU SALON: Yatay bir geçitle ulaşılan salon: sarkıt, dikit ve küçük havuzlardan oluşuyor.

FOSİL SALON: Mağaranın en üst noktasında bulunan salonda sıcaklık 24°C’ye kadar ulaşır. Mağaranın en yaşlı salonlarından olan bu salonda mutlak nem % 40’tır.

YARASALI SALON: Cüce Yarasaların yaşam alanı olan Yarasalı Salon’a ip kullanmadan inmek mümkün değildir. Uzunluğu 25- 35 m. , genişliği ise 8-20 m’dir. Gelişim halindeki sarkıtları, mağara gülleri, mağara iğneleri ve damlataş havuzu ile mağaranın genç salonlarındandır.

ÇÖKÜNTÜ SALONU: Kuzey – Güney yönünde bulunan, Muhteşem Galeri olarak da adlandırılan galeriye bağlanır. Salon, adını tabanında bulunan iri bloklardan alır. Bloklar arasında bulunan derin kuyular mağaranın alt katlarında bağlantılıdır. Tavandan 3 m. yukarda bulunan kalsit oluşumların sınırları, yeraltı suyunun geçmişteki seviyesini gösterir.

SÜTUNLAR SALONU: Çöküntü Salon ve Bloklu Mahzen’den sonra, geçilen bir köprü ile Sütunlar Salonu’na ulaşılır. Mağaranın en büyük sütunu olan, 18 m. boyunda ve 8 m. çapındaki sütun bu salonda yer almaktadır. Sütunlarla odalara ayrılmış büyük bir galeri görünümü veren salonun tavan yüksekliği yer yer 15 m’yi bulur.
İkiye ayrılan yürüme yolunun kuzey yönü, Mantarlı Salon’a, güney yönü ise Yeni Salon’a ulaşır.

MANTARLI SALON: İri soğan sarkıtlar ve salona adını veren mantar şeklinde gelişmiş dikitler etkileyici bir görüntü yaratır. Damlalık sarkıtların en güzel örnekleri bu salonda bulunmaktadır.

YENİ SALON: Mağaranın en genç salonu olan Yeni Salon’da yer alan büyük sarkıt, dikit ve havuzların yanı sıra, yaprak, perde ve pırasa şeklindeki oluşumlar büyüleyici görüntüler oluşturmaktadır. Salonun sonuna doğru, 65 m. derinlikte yer alan göle, mağara suyunun aktığı Sifon yer almaktadır. Mağaranın gezilebilen son bölümünde ise renkleri ve oluşumlarıyla şaşırtan genç soğan sarkıtlar yer almaktadır.

www.tokat.gov.tr

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir