Çikolata Kokulu Kasaba Zaanse Schans

Otobüsten iner inmez nefis bir çikolata kokusun karşıladığı Zaanse Schans yemyeşil alanları, yanı başındaki Zaan nehri, yel değirmenleri, atölyeleriyle masalsı bir yer, adeta açık hava müzesi gibi. 17.-18.yüzyıl arasında 1000’e yakın değirmenin çalıştığı dünyanın en eski endüstriyel faaliyetlerinin yapıldığı bir bölge. Şimdilerde yollarda görmeye alıştığımız devasa rüzgar türbinleri ile dolu tepelerin, tarlaların onlarca yıl önceki halini andırıyor. Buradaki değirmenlerin amacı elektrik üretmek değil, her birinin farklı bir işlevi var. Yağhane, kereste bıçkı tezgahı, boya ve pigment üretimi gibi çeşitli amaçlara hizmet etmekle birlikte ülke topraklarının dörtte biri su seviyesinin altında, topraklarının sadece yarısı da su seviyesinin bir metre üstünde olduğu için yel değirmenleri hem su seviyesinin altındaki yerlerden suyun dışarı pompalanmasında kullanılıyor hem de göletlerin kurutulup verimli tarlalara çevrilmesine yardımcı oluyormuş. Rüzgar gücü ile çalışan bu değirmenler, rüzgarın hızına bağlı olarak tonlarca ağırlıktaki granit kayayı ezerek boya üretiminde kullanılacak renklendiriciyi meydana getirebilecek güçteymiş. Günümüzde çalışan 6 adet değirmen var.

De Huisman  sekizgen şeklinde günümüzde hardal üretimi yapmakta. Ücretsiz olarak gezilebilen tek değirmen. Kapıdan girişte ufak bir para attığınızda içerde değirmen çalışıyor.

De Gekroonde Poelenburg 1869 yılında inşa edilmiş, 1963 yılında Zaanse Schans’ta yeniden inşa edilmiş kereste bıçkı değirmeni.

De Kat (Kedi) 1664 yılında inşa edilen değirmen, günümüzde kaliteli boyalar ve pigmentler üretir. Girişi 4,5 Euro ve girişteki görevli önce hangi ülkeden olduğunuzu soruyor, Türk olduğumu söylediğimde hoşgeldiniz diyip değirmenin Türkçe broşürünü verdi. Değirmenin üst katına çıktıktan sonra ahşap olan çarkları ve çalışma şeklini gördükten sonra terasa çıkıp Zaanse Schans’ın güzel manzarasını izleyebilirsiniz.

De Zoeker ve De Bonte Hen yağ değirmeni

Het Jonge Schaap 1680 yılında yapılmış, 1942 yılına kadar hizmet vermiş, 2007 yılında yenilenmiş bir kereste bıçkı değirmeni.

Değirmenler arasında dolaşırken orada yaşayan köpeğini gezdiren, ayak üstü arkadaşları ile sohbet eden, koşu ya da yürüyüş yapan, çocuğunu gezdiren insanlarla karşılaştığım Zaanse Schans  turistik ama rahatsız edici değil. Peynir üretimi yapılan atölyede  çeşit çeşit peynirlerin tadına bakıp , satın alabiliyorsunuz, hemen peynir atölyesinin yanı başındaki minik çiftlikte keçi, koyun, tavuk gibi hayvanları sevebilir, makinalardan aldığınız yemlerle besleyebiliyorsunuz.  Ben en çok biberli ve hindistan cevizli peyniri beğendim. Hollanda’nın geleneksel tahta ayakkabıları “klompen”lerin sergilendiği müze ise gerçekten çok ilgimi çekti. Çizmeden özel günlerde  giyilen pek cok tahta ayakkabının sergilendiği müzede aynı zamanda  ayakkabı yapımını izleyip, satın alabilir, dev ayakkabılarla fotoğraf çektirmek mümkün.

Nasıl Gidilir ?

Amsterdam’dan Zaanse Schans’a tren veya otobüs ile ulaşım sağlanabiliyor. Amsterdam Centraal İstasyonu’ndan kalkan tren ile 20 dakikada Koog-Zaandijk’de olabilirsiniz ve sonrasında 15 dakikalık yürüyüş ile Zaanse Schans’a ulaşmak mümkün. Otobüs ile de gidiş dönüş 10 euro’ya(Ocak 2018) Amsterdam Centraal İstasyonu’na yürüdükten sonra duraktan 391 nolu otobüse binerek 40 dakika sonra Zaanse Schans’a ulaşabilirsiniz. Otobüs ile ulaşım biraz daha uzun gibi görünse de otobüsten Zaans Museum da iniyorsunuz. Trenden indikten sonra 15 dakikalık bir yürüyüş olduğu için ben otobüsle gitmeyi tercih ettim. Eğer biletinizi otobüs içinden alacaksınız sadece kredi kartı kabul ediyorlar. Nakit ödeme alınmıyor. Kendi aracınızla gitmek isterseniz de Alkmaar- Zaandam yolu güzergahını takip ederek 15 dakikada ulaşabilirsiniz.

Meraklısı için not:

  • Zaanse Schans’ın bulunduğu Zaandam, adını yakındaki  Zaan nehrinden alıyor. Ressam Claude Monet’nin yeldeğirmenlerini resmettiği beldede yaşayanlara “galgezagers” deniyor. Galgezagers, aslında 1678 yılında, vergilerin yükseltilmesine baş kaldıranları idam etmek için kullanılan sehpaların adı.
  • Zaandam Belediyesinin ambleminde, eskiden balina avına çıkan denizciler anısına şekiller yer alır.
  • 1971 yılında Zaandam’da Avrupa’daki ilk Mc Donalds şubesi açılmıştır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir