Renkler, Dokular, Kokular: Fas’ın Mavi İncisi Chefchaouen

Eteklerinde kurulduğu Rif Dağları’nın keçi boynuzlarını andıran şeklinden  adını alan ve her milletten insanın farklı telaffuz ettiği Chefchaouen Türkçe okunuşuyla Şafşavan Fas’ta en çok merak ettiğim, görmeyi arzu ettiğim yerdi. Hani bazen bir yeri, bir olayı ya da kişiyi gözünde çok büyütür ve beklentiye girer ya insan ve sonra hayal kırıklığı yaşar, işte bu hissi yaşamaktan  korkuyordum açıkçası. İşte tam bu duyguyu şehrin içine girmeden karşı tepeden gördüğümde yaşadım. Dağ eteğinde kurulmuş ve denize kıyısı olmamasına rağmen dolaşırken sanki köşeyi döndüğünüzde sizi dalga sesi karşılayacakmış hissini veriyor Fas’ın mavi incisi. Sokakta top oynayan, bisiklete binen çocukları, üstlerinde jalabaları ellerinde pazar torbalarıyla gezen teyzeleri, eşeklerle yük taşıyan esnafı sizi bu mavinin tonlarından oluşan masal dünyasına çekiveriyor hemen ve siz de oradan biri gibi hissediyorsunuz. Chefchaouen’in mavi bir şehir olmasının nedeni ile ilgili pek çok hikaye var.Şehirdeki binaları maviye boyama geleneğini başlatanlar 1930’larda İspanya’dan sürgün edilip buraya yerleşen Yahudiler. Kutsal kitapta Yahudilere  giysilerinin kenarlarına içinden  mavi iplik geçen püsküller taksınlar ibaresinin bulunması, Yahudilerde giysilerinin kenarına, mavi göğü cenneti ve Tanrıyı hatırlatan mavi püskül takma geleneği başlatmış. İşte o dönemde İspanya’dan sürülerek buraya yerleşen Yahudiler de her tarafı maviye boyamışlar ve bu gelenek devam ede gelmiş bugüne kadar.

Biz Tangier’den Tetouan’a oradan da  Chefcahouen’e gittik. Toplamda 2.500 km ket ettğimiz seyahatimizde sekiz kişilik grubumuzla özel araç ile dolaştık. Bu da tabii işimizi kolaylaştırdı. Buraya ulaşım otobüs ile Casablanca’dan 6,5 saat, Fes’ten 4,5 saat, Tangier’den 3 saat. Toplu taşıma kullanmadığım için daha detaylı bilgi veremiyorum.

Chefchaouen fotojenik sokaklarıyla kaybolunmayı sonuna kadar hak eden bir yer. Heralde bu sokaklarda çekilen hiçbir fotoğraf kötü çıkmaz. Sokaklarında dolaşırken her an bir sürprizle karşılaşabilirsiniz. Köşeyi döndüğünüzde bir keçi sürüsünün arasında bulabilirsiniz kendinizi.

Meraklısı için not:

  • Oldukça eski binaların bulunduğu Cahefchaouen’de bazı binaların kapılarında  1500’lü tarihler yazılı.
  • 1956 yılına kadar İspanyol işgalinde kalmış, hala şehrin girişinde bir kontrol noktası duruyor. Fas’ın kuzeyinde yer alan Ceuta ve Melilla şehirleri İspanya’nın Kuzey Afrika’da bulunan topraklarıdır. Afrika’da olsanız dahi bu topraklara schengen vizesi ile girebilirsiniz. Bu iki şehirde İspanyollar, Berberiler ve Araplar birlikte yaşamaktalar.
  • Dünyadaki esrar üretiminin yarısı Fas’dan dağılıyormuş. Fas esrarının da en iyisi olduğu söyleniyor.  Pek çok genç ucuz esrar olduğu için burayı tercih ediyormuş. Dolaşırken ya da bir kahvede oturduğunuzda yanınıza yaklaşıp esrar isteyip istemediğinizi soruyorlar.
  • Rif Dağları’nın eteğinde ormanlar ve nehirler ile çevrili konumuyla yürüyüş ve tırmanış rotalarıyla da bu sporları yapmaktan keyif alanlar için ideal bir yer.
  • Kadınların gelip çamaşır yıkadıkları ve son derece turistik olmuş Açıkhava çamaşırhanesi şehrin duvarları dışında bulunuyor. Buraya vardığınızda pek çok kadın geleneksel kıyafetleri ile çamaşır yıkıyorlar. Ufak bir ücret karşılığında siz de önünüzde önlük, başınızda yazma benzeri pullu örtüyle fotoğraf çektirebilirsiniz.
  • Bu bölgede keçi peyniri çok satılmasına rağmen kahvaltılarda verilmiyor.
* "Fotoğraflar için sevgili Nihal Gamze Demir'e teşekkürler."

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir